About Harun

  • Website: http://harunciplak.com or email
  • Biography: Karlı Bir On iki Aralık Günü Manisa’nın Kula’sının Körez’inde Doğmuşum. Vakti zamanı gelince sağ kulağıma adımı fısıldamışlar, Harun. Sadece adımı, çünkü daha dünyaya gelmeden o makus soyadım belliymiş: Çıplak. Okullarımın ilkini Körez’de, Ortasını Kula’da, Lisesini İzmir-Gaziemir’de ve nihayet Üniversitesini İstanbul’da Marmara’da bitirdim. Bu süreçte pek çok gerkli gereksiz şeyler öğrendim ancak şunu belirtmeliyim ki ömrümün en anlamlı ve en dolu ve en kazançlı günleri İstanbul’un Beykoz, Yakacık, Kartal, Çekmeköy, Maltepe ve Ümraniye semtlerinde geçti. Bazı sabahlar Eyüp, bazı akşamlar Çamlıca, Fethipaşa, Çubuklu, Gözdagı ve elbette Harem Sahil yolu. Bazı piknik günlerinde ise Mihrabat ve Beşiktaş Yıldız parkı. Bilmeyen, tatmayan için sadece bir isimden ibaret olan bu semtleri benle buluşturan, şüphesiz duyguların kapsama alanına giren meseleler oldu. Meselenin çok su kaldıracağının farkında olarak şöyle sıyrılayım. ”Bu benim meselem derin meselem.”

Posts by Harun:

0

Yollar’daki İzler

Posted by Harun on 2011, Haziran 26, in 2011, Hatira, Haziran, İzmir |

Merhaba Sevgili Dostlar;

Hayli zaman sonra yeniden sizin karşınızda arzı endam etmek, içimi şerh etmek, sığınaklardan, sahili selamet olan yanınıza gelmek o kadar keyifli ki kendimi susuz çöllerden yeşil vadilere ulaşmak gibi.

Geçen zamanda pek çok şey oldu olmasına, ama onlara girersem size bahsetmeyi tasarladıklarıma fırsat kalmayacak.

  1. 14 mayıs 2011 tarihinde bir grup arkadaşla birlikte Üstad Bediüzzaman’ın yollarında yol aldık. Barla, Isparta, Çam Dağı, Katran ağacı gibi mekanları ziyaret ettik. Benim için kutsal bir yolculuktu. Bunca yıldır bu cemaatin içindeyim ama bu yollara düşememiştim. Neyse ki bu ayıptan kurtuldum artık. Her gidiş aynı değildir. Hüzün dolu bir yolculuktu benim için. Zulme uğrayan, memleket memleket sürgün edilen, davası için herşeyi (herşeyi kelimesini ihtiva ettiği herşeyi kastediyorum) göze alarak bir kutlu yolculuğa kaderin planı ile çıkan bu kutlu zatın yolundaydım. Ama bu yolda bir başkalık vardı. Çileler çekilip neticeler alınmıştı, talebeler, evler, yurtlar, dersaneler hep bu kutlu yolun semeresiydi. Giderken Nazilli’de okullardan birine uğradık. Denizli’de bir başkasına, Isparta’da bir başkasına. Saymakla zaman harcayacak değilim. Muradım başka. O yol boyunca acaba çekilen çilelerin karşılığını verebiliyor muyuz diye düşündüm. Ödenen bedeller karşısında ortaya konan hizmet kafi mi? Bilemiyorum. Bu soroyu hala kendime soruyorum. Size bir kaç resim ekleyerek bu bahsi kapatıyorum
  2. Seçim: 12 Haziran’da destekçisi çok olan Ak Parti (AKP deyince Tayyip bey kızıyor da) ile kendi tabanlarına seslenen partiler arasında bir yarış geçti. Siyasi mesaj verecek değilim en iyi mesajı hepimiz aldık zaten almamız gereken yerden. Bence Ak Parti bizim çocukken mahalle arasında yaptığımız maçlar gibi “Siz hepiniz ben tek “diyor. CHP (böyle yazabilirim sanırım Kemal beyde bir kızgınlık emaresi görmedim onda daha çok bir diş hekimi soğukkanlılığı var) “Hem kaleci hem oyuncu” olmak istiyor. Yani hem mevcutları korumak hem de açılım yapmak. MHP (sanırım Devlet bey bana kızmaz böyle yazarsam ne de olsa Türkiye’nin yetiştirdiği yegane Püskevit uzmanı olarak bunlara takılmaz diye düşünüyorum) “Çakılı Defans” oynadı adeta tüm seçim kampanyaları boyunca. Ama herkes puanını aldı. Zamanda bir yolculuğa çıktı. Kimi balkondan kimi de karnından konuşarak geçirdi seçim gecesini. Yalnız Kemal Beyin konuşması esnasında altına tabure vermeleri kadar acemilik görmedim ben. Koca CHP ye yakışmadı, yakışmayacak. Seçimde Saadet partisinden görevli bir arkadaş vardı. Oyunu bizim sandıkta kullandı ama oylar sayılırken nedense Saadete oy çıkmadı.
  3. Oy kulanmaya elinde bidonla giden Asım Yıldırım elindeki programdan oldu. Bakalım gelişmeler nasıl olacak. Aslında kendisi bunu önceden öngörmeliydi. Çünkü “Bidon kafalı”, “Göbeğini kaşıyan adam” “Dağdaki çoban” ifadelerinin mucitleri şimdi ellerindeki tüm güç alınmış silahsız askerlere dönüştü. Kendisine onların akıbetine uğramaz umarım. Buı örnekten yola çıkarak birşey söylemek istiyorum. Deniz Baykal CHP’nin başına gelmek istiyor yeniden. Gelemezse şayet ayrılıp yeni bir parti kurar mı? Buna cesaret edebilir mi? Velev ki etti % 1 oy alabilir mi? Alamaz. Kemal bey koltuğu kaybedip yeni parti kursa yine % 1 alamazlar iddia ediyorum. Bu insanlar CHP’den faydalanan insanlar (alınan oy anlamında). Kendi karizmaları, oyları, hayranları, fanları yok. Aynı durum Devlet bey içinde söz konusu. O da ayrılıp yeni bir parti kursa onun da şansı yok. O oradan ayrılırsa biter. Bu arada 13 Haziran’a randevu veren “Farklı ülkücülük” ten bir ses sesda yok. Ne tesadüf ama değil mi? MHP Barajı geçince onlarda vazmı geçtiler ne?
  4. Seçim sonrası tutuklu olanlar sorunsalı yeni sorunumuz. Allahla başlayan cümleler kuracağım ama her işi ona havale ederek yan gelip yatmakta içimden gelmiyor. Tayyip beyin üç çocuk hedefini biliyorsunuz muhakkak. Ben de diyorum ki bizim ülkemizde Her saniye Nur Topu gibi sorunlarımız üçer üçer doğuyor. Biz ne zaman normal bir ülke olacağız yarabbi. (burada onu anmak mecburiyet. Dini siyasete alet etmek değil niyetim”
  5. James Blunt dün İzmirdeydi ama ben gidemedim. Çok ama çok sevdiğim bir İngiliz şarkıcı olan James’in şarkılarını dinliyorum şu an teselli olarak.  I love you James as a Singer. (Seni Seviyorum James ama sadece şarkıcı olarak. Yanlışlık olmasın. Ben evli bir adamım.)
  6. Türkçe olimpiyatlarına temas etmeden geçmek olmaz ama onu sonra tek başına yazacağım. Bayıldım. I Love them James, more then you sorry. (Onları senden daha çok seviyorum James darılmaca, gücenmece yok.)

1

Düğün

Posted by Harun on 2010, Temmuz 9, in Temmuz |

Sevgili sevdiklerim. Nişanlım Fehime Uğurlu ile birlikte 16 Temmuz Cuma Günü Manisa ili Turgutlu ilçesi Selvilitepe Mahallesi Belediye Düğün Salonu Saat 20:30′da Kına Gecesi, 17 Temmuz Cumartesi Günü Saat yine 20:30′da Manisa ili, Kula ilçesi, Körez Köyünde Düğünümüz vardır. Buyurmaz mısınız?  

0

Adana’nın Yolları Hakikaten Taştanmış

Posted by Harun on 2009, Ekim 20, in 2009, Ekim, Hatira |

Merhaba aziz kaarilerim. Bendeniz kadim dostum Halil Temiz’in nikah merasimini vesile kılıp Adana yollarını arşınlamış bulunuyorum. Onsekiz ve Ondokuz Ekim İkibindokuz günlerinde Adana’da bulundum ve bu bulunuşa sebep olanlardan evvela şimdinin yeni damadı Halil Temiz’e ve bana Adana’da mihmandarlık yapan büyük insan ve muhterem abim İbrahim Avcu’ya müteşekkirliğimi beyana mecburum. Elbette yolda giderken nasıl bir [...]

0

Dizi, Hastalık ve Afyon Gezisi

Posted by Harun on 2009, Ekim 14, in 2009, Ekim, Hatira |

Merhabalar. Öcelikle Hasta olduğumu söylemeliyim. Cuma gününden beri Grip belirtilileri taşıyorum. Terlerken üşümek türünden hastalık işte. Halbuki grip aşısı olmuştum ama bu bana fayda değil belki de zarar getirdi. Afyona gitmiştim hafta sonu hastalıktan bir iğne ile kurtulabileceğim gibi bir boş hayale nasıl oldu da kandıysam artık. Belki davetin samimiyeti ve hayli zamandır bekliyor olması [...]

Copyright © 2007-2012 Harun Çıplak | ::.. Harun Denilen Adam ..:: All rights reserved.
This site is using the Desk Mess Mirrored theme, v2.0.1, from BuyNowShop.com.